Son Haberler

Yazarlar

Kapatmayın gözlerinizi, Nusaybin yanık yıkık!  

Evin avlusuna giriyoruz. O sırada 2 küçük kız çocuğu ellerinde 2 leğen sokaktan geliyorlar. Leğenlerde çöpten toplanmış küflü ekmekler var. Evin avlusu hurda dolu.   Bizi evin tek odasına alıyorlar. Yerde ince bir kilim, bir minder, bir tane de tahta beşik var. Odanın damı yok, tavan muşamba ile kapatılmış.   Bizi gören anne hemen ağlamaya başlıyor. Kadının kucağında bir bebek, …

Devamını Oku

Memed Oğuz yazdı: PARADİGMAYA RAĞMEN “KOPUŞ” OLURMU ?

Rêber Apo Kürt ve Kürdistan meselesinde müthiş pragmatist bir duruş sergiliyor. Suriye olayları başladığında Haseke’den – Afrin’e bir hat çizin . Kürdistan topraklarını birleştirin, gerekirse devletleşin diyen bir önderlik gerçekliği var. Bu aynı zamanda KÖH’ün bir “B” planı olduğu anlamına da gelir. Ve öyle görünüyor ki paradigmaya rağmen kopuş kaçınılmazdır.   Bir Kürt ve bir Türk idam sehpasına çıkarılır ; …

Devamını Oku

Ali Eren Demir yazdi: Yeni Dönem Eski Sözler

  Artık Türkiye’de yaşanan süreçlerin eski süreçlerden farklı olduğunu görmek pekte zor olmasa gerek. Yaşanan süreçler ve gelişen kitle pratiği farklılaşmaktadır ve eski söylemlerle açıklanmayacak kadar derinleşmiş kültürel izleri bulunan bir süreçtir. Dünyada ekonomik farklılaşma ve değişen üretim ilişkileri artık tekelleşmiş çok uluslu burjuvazileri oluşturmakta ve bunun doğrultusunda kültürel dokusuna göre ülkeleri kendine şekillendirmektedir. Ancak burada değinmek isteyeceğim nokta kültürel …

Devamını Oku

Denizcan Metin yazdı: Suriyeli göçmenler ve kürdün asimilasyon döngüsü

T.C. göçmenler üzerinden, dışarıdan gelecek ekonomik ve siyasal tavizler üzerinden dış politikasını, içeride ise Kürdistanlılar üzerinde bir tehdit unsuru oluşturacak biçimde iç politikasını dizayn etmektedir; Türkiye’nin Batısında Suriyeli göçmenlere karşı hemen hemen her gün pogrom olarak niteleyebileceğimiz saldırılar düzenlemekte, güvencesiz çalışma koşullarında emekleri sömürülmektedir. Fakat aynı Suriyeli göçmenler için siyasal iktidarın Kürt illerinde dizayn ettiği “rol” çok daha başkadır: Suriyeli mültecilerin yıkılan Kürt illerine iskan edilerek bölgenin demografik yapısının değiştirilmek istenmesi; birer paramiliter-askerî güç haline getirilmesi; göçmenler üzerinden çeşitli ekonomik sübvansiyonlar ile etnik temele dayalı yeni bir sınıfsal katmanın oluşturulması ve nihayet bölgedeki asimilasyon politikasının başarıya ulaştırılması hedeflenmektedir. Bu politikaları devletin Kürtler üzerinden kullandığı “mülteci kozu” olarak da özetleyebiliriz.

Devamını Oku