Son Haberler

CHP’NİN TAKSİM’DEKİ OTURMA EYLEMİNE YASAK KONULDU

GÜNCEL…

GÖRÜNTÜLÜ/FOTO…

İST-16-04-2018-Taksim-Meydanı

CHP’nin Oturma Eylemine Yasak!

Devletin kurucu partisi Taksim Meydanında OHAL değil demokrasi istiyoruz şiarıyla gerçekleştirmek istediği eylem Devletin toması ve polisiyle engellendi.

 

 

 

                         

CHP’nin ‘OHAL değil demokrasi istiyoruz’ şiarıyla 81 ilde gerçekleştireceği eylemin Taksim ayağı yasak ile karşılaştı.

TOMA, çevik kuvvet polisleri ve bariyerlerle Taksim Meydanı’nı ve Gezi Parkı’nı ablukaya alan polisler Taksim Meydanı’nda yapılmak istenen oturma eylemine izin vermeyeceklerini söyledi.

Yasak üzerine İstiklal Caddesi girişindeki Fransız Konsolosluğu önünde toplanan CHP’liler “Susma haykır OHAL’e hayır!”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”, “Susma sustukça sıra sana gelecek!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” Sloganlarıyla oturma eylemine başladı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu tarafından burada okunan basın açıklaması ;“Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır” ifadeleriyle başladı. Açıklamanın devamında AKP’nin OHAL fırsatıyla kendisinden olmayan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejimi hayata geçirmeye başladığı ifade edildi.

“OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır” denilen açıklamada; “Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine derhal son verilmelidir” talebi ile açıklama sona erdi.

Kaftancıoğlu OHAL’e karşı Taksim’deki eyleme katılanları selamlarken 1 Mayıs’ta da işçi ve emekçilere destek olmak için Maltepe Meydanı’nda olacaklarını söyledi.

Ardından söz alan DİSK Genel Başkan Kani Beko ise bu eylem nedeniyle CHP yöneticilerini kutladığını söyleyerek sözlerine başladı. “Milyonlarla birlikte OHAL’e karşı yan yana birlikte olma mücadelesi vermeye hazır mısınız” dedi.

“Faşizme karşı mücadele edenlerle yan yana omuz omuza” başta Maltepe olmak üzere bütün 1 Mayıs alanlarına çapğrı yaparak “Kahrolsun, faşizm, yaşasın işçilerin birliği yaşasın halkların kardeşliği. Birlik, mücadele dayanışma” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

 

                                     

Bir saat süren eylemin sonunda kitle sloganlarla dağıldı.

 Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.

Ülkemiz 21 aydır OHAL ile yönetilmektedir. İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik

bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı

olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek

oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir.

AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı-solcu,

muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile

ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.

OHAL nedir?

OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır.

OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur.

OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır.

OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir.

OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm

tehlikesini görmeyen hükümet inadıdır.

OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarını FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır.

OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır.

OHAL, muhaliflerini “terörist” olarak tanımlayabilme cüretidir.

OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır.

OHAL, madende oğlu dört yıldır yatan anaya; artık yürüyemezsin, yasak artık demektir.

OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız bir şekilde kadro dışı bırakmaktır.

OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin “okuma hakkı”nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri

tutuklatmaktır.

OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır.

OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası

yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır.

OHAL, seçilmiş milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılatmaktır.

OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir.

OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir.

OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir.

OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur.

OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır…

  Hasan Özgüneş-Cüneyt Yavuz

Okumadan Geçme

Putin: Batı’nın Suriye’ye saldırıları tekrarlanırsa kaos çıkar

  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, bugün telefonda bir görüşme gerçekleştirdi. Kremlin’den …

Bir Cevap Yazın