Son Haberler

Hasan Özgüneş’in Kaleminden ACI YENİLGİ VE DİRENİŞ DOLU YÜZ YILLIK MÜCADELE (6)

ACI, YENİLGİ VE DİRENİŞ DOLU YÜZ YILLIK MÜCADELE (6)

Cezayir Antlaşması

Barzani’nin oğlu Ubeydullah, Aziz Akrawi, Abdullah İsmail, Haşim Akrawi ve Abdusettar Tahir Şerif, Irak Hükümetinin işbirlikçi bakanları olarak KDP ye rağmen görev aldılar. Daha önce anlaşmazlık üzerine beş Kürt bakan görevden ayrılmış, Kürdistan’a çekilmişlerdi. Bu durumu hükümet bir fırsata çevirmek istedi ve saldırılara başladı.

1974 yılı Şubat, Mart, Temmuz-Ağustos aylarında Kürtlerle Irak Hükümeti arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Süleymaniye Üniversitesinden 600 öğrenciden 425’i, öğretim üyelerinin nerede ise tamamı, Duhok Ögretmen Okulunun tüm öğrencileri ve öğretmenleri, Hewler’in Öğretmen Okulunun 500 öğrencisi Kürt halk mücadelesine katıldılar. Dışarda okuyan Öğrenci ve akademisyenler de büyük bir katılım sağladılar. Bu önemli bir tarihi adımdı. Ancak ilericilere, okumuş ve diplomalılara partide yeteri değer verilmiyordu. Bu beli bir güvensizlik oluşturuyordu.

İran’ın Kürtlere verdikleri destek kendi çıkarlarını elde etmeye yönelik olduğundan riskli bir durum oluşturuyordu. Irak Hükümetinin Kürtlerle olan savaşta zayıflamasıyla Şahın eline önemli bir koz geçiyordu. Nitekim İran şahı Saddam’la görüşerek Şattul Arap denen bölge ve diğer tartışmalı konularda anlaşarak Cezayir Antlaşması denen antlaşma ile Kürtlerden desteğini çekiyordu. Kürtler yine uluslararası çıkarların kurbanı oluyordu. ABD ve Sovyetler İran ve Irak petrolünün uluslararası alana rahat açılması için iki ülkenin barışması gerektiğini ve bu sorunun gizlice OPEC zirvesinde tartışılmasını talep ediyorlardı. Cezayir Başkanı Bumedyen ve Türkiye ara buluculuk yaparak 6 Mart 1975’te Şah ve Saddam’ın antlaşma sağlamasına vesile oluyorlar.

6 Mart 1975 Cezayir Antlaşmasının Kimi Hükümleri;

Şattul Arap ve Huzistan denen bölge İran’a bırakılıyordu. İranl’a olan1913-1914 sınır sorunu bu antlaşma ile çözülmüş oluyordu. Ayrıca bu alandaki petrol çıkarları yüzünden Süper güçlerin çatışma noktasına gelmesini ortadan kaldırılıyordu.

Bu antlaşmamın maddeleri;

  1. 1913 İstanbul protokolü ve 1914 komisyonu çalışmaları (karşısında) muvacehesinde İran’la Irak kara sınırlarını ayıran çizginin saptanması.
  2. Thalweg hattına göre nehir sınırının belirlenmesi.
  3. Bozguncu nitelikteki geçişleri önlemek amacıyla, sınırların kesin ve etkin denetilmesi. (Bu Kürtlerin, perşmerge’nin geçişlerinin engellenmesidir)
  4. Bu noktalar kapsamlı bir düzenlemenin parçasıdır ve anlaşmanın ruhunu zedelemeden değiştirilmesi söz konusu olamaz.

Bu antlaşma ile Güneyli Kürtler yine ihanete uğruyorlar. Ayrıca dış güce dayanmanın da hayal kırıklığını da yaşıyorlar. Şubat ayında Barzani Şahla görüşmek için İran’a gider ve görüşemez. Bir İran İstihbarat elemanı Barzani’ye ilerde yardımın kesileceği ve Peşmerge geçişlerinin olması halinde silahlarının alınacağını bildiriyor. Barzani Kisinger’den bir mektupla yardım ister, arabulucu olmasını talep eder ve cevap alamaz.

İran ve ABD’nin ihanetine rağmen KDP’nin tüm politbüro üyeleri, merkez komitesi üyeleri ve askeri komutanları mücadele etmekte kararlı ve yana idiler. Gerilla savaşı kararı alarak 14-15 binlik bir kuvvetle mücadele kararını pekiştirdiler.

17 Mart 1975 te Tahranda Irak ve İran dışişleri bakanları Cezayir dışişleri bakanı gözetiminde bir araya geliyorlar ve antlaşmanın yürülüğe konmasında mutabık kalıyorlar. (Irak, Bakanı Sadun Hammadi, İran, Bakanı, Abbas Ali Xabatbari ve Cezayir, Bakanı Abdul Aziz Bouteflika) Buna istinaden KDP politbürosu ve merkez komitesi toplantı yaparak silahlı mücadele etmekten vaz geçiyorlar. Bunun nedeni de şöyle açıklanıyor: Bir İranlı General Barzani’ye demiş ki; eğer Irak’a karşı savaş etmeye devam ederseniz biz de Irak’ın yanında size savaş açarız. Kürt komutanlarından Hamit Berwari bir gazeteye karşı şunu söylüyor; Savaşmaya devam edersek birkaç devlete karşı savaşmamız gerekecektir. Diğer bir kaynağa göre 12 Mart 1975’te Barzani İran’da Şahla görüşüyor. Şah ona üç şık sunuyor. 1. Aftan yararlanıp teslim olun, 2. İran’a gelin. 3. Ya da olduğunuz yerde kalın ama Irak ve İran’a karşı bir etkinlik yapmayın. ( Dr. Mahmut Osman’dan aktarım)

Askeri komutan Esat Xoşevi direnmeyi seçti ise de işe yaramadı. Geri çekilmede İse Suvar (Zaho bölgesi sorumlusu) Peşmerge tarafından öldürülür. İntihar eden Peşmerge sayısı bilinmez. Güneyli Kürtler Mahabat yenilgisinden sonra en büyük yenilgiyi ve trajediyi yaşadılar. Barzani ailesi bir kısım taraftarlarıyla Nagade şehrinde çadırlarda kalmak zorunda kaldılar.  Sonuç yine yıkım, yine ölüm ve yenilgi.  Umutlar yine bir başka bahara havale edildi… (Devam edecek)   16.12.2017

Yararlanılan Kaynaklar:

           1.Mesud Barzani, Barzani, ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi,   Doz yay. 2. Baskı, İst. 2004, C. 1-2

          2.Chris Kutschera, Kürt Ulusal Hareketi,  Avesta yay. İst. 2001

          3.David Mcdowall, Modern Kürt Tarihi, Doruk yay. İst. 2004

 

                                                                                     Hasan Özgüneş

 

Okumadan Geçme

CHP’nin İzmir, Ankara ve İstanbul milletvekili adayları netleşti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığı’nda toplanan MYK ve PM toplantısının ardından İstanbul 1’inci Bölge adayları büyük oranda …

Bir Cevap Yazın