Son Haberler

DİSK taşeron işçiler için “ayrımsız-koşulsuz kadro” istedi,

DİSK Yönetim Kurulu, AKP iktidarı tarafından bir lütuf gibi sunulmaya çalışılan “taşerona kadro” uygulamasına dair bir basın toplantısı düzenledi. DİSK, AKP’yi 6 maddede uyarırken, taşeron sistemi tümüyle kaldırılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti

Tayyip Erdoğan, yıllardır seçim vaadi olarak sunulan “taşeron işçilere kadro” vaadini bir kez daha dillendirirken, düzenlemeye ilişkin yapılan ilk açıklamalar vaadin “ama”lar, “fakat”lar, “şartlar” silsilesi olduğunu gösterdi.

DİSK Yönetim Kurulu, “Taşeron işçilere ayrımsız-koşulsuz kadro” talebiyle genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yönetim kurulu adına DİSK Genel Başkanı Kani Beko konuştu.

“Taşerona kadro asla bir lütuf değildir”

Taşeron çalıştırma biçiminin AKP iktidarıyla birlikte kamuda ve belediyelerde esas istihdam biçimi haline getirildiğini, AKP’nin iktidarda olduğu yıllarda yüzbinlerce taşeron işçisinin hukuka ve insan haklarına aykırı çalıştırıldığını, kadro hakkını teslim eden mahkeme kararlarının uygulanmadığını anımsatan Beko, ancak buna karşın “taşerona kadro” vaadinin her seçim döneminde ağızlarda olduğuna dikkat çekti.

“Bugün gelinen noktada, geç de olsa bu akıldışı, insanlık dışı, hukuk dışı istihdam biçimine kamuda son verileceğinin ilan edilmesi asla ve asla bir lütuf değildir” diyen Beko, yine bu süreçte emek örgütleriyle hiçbir biçimde iletişim kurulmamasına tepki gösterdi.

DİSK Yönetim Kurulu, elde bir taslak olmasa da iktidarı uyardı:

  1. Yerel yönetimlerde çalışan taşeron işçiler kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  2. KİT’lerde çalışan taşeron işçiler de kadroya alınmalıdır.
  3. Güvenlik soruşturması ayrımcılık ve tasfiye yaratır.
  4. Sınav koşulu keyfilik yaratır.
  5. İkinci sınıf kamu işçiliğine hayır-haklar eşit olmalı!
  6. Geçmiş kayıplar karşılanmalı ve feragat koşulu aranmamalı.

“Taşeron sistemi tümüyle kaldırılana kadar mücadelemiz sürecek”

Beko, açıklamasını şöyle noktaladı:

Taşeron sistemi iflas etmiştir. Kamuda taşeron uygulamasından vazgeçilmesi bu iflasın tescilidir. Ülkeyi yönetenler, hukukun, aklın ve vicdanın etrafından dolanmaya kalkmamalıdır. Yapılması gereken kamudaki ve yerel yönetimlerdeki tüm taşeron işçilere ayrımsız, koşulsuz kadro hakkının tanınmasıdır.

Öte yandan taşeron düzeni özel sektörde de ciddi hak kayıpları ve mağduriyetler yaratmaktadır. Özel sektördeki taşeron uygulamaları da masaya yatırılmalıdır. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki taşeron sistemini tümüyle ortadan kaldırana kadar mücadelemiz sürecektir!

Okumadan Geçme

EMEKÇİLER İŞİMİZİ AŞIMIZI GERİ ALACAĞIZ !

 GÜNCEL… GÖRÜNTÜLÜ/Foto… İST. 21.05.2018-Bakırköy Özgürlük Meydanı   KESK’li emekçilerin direnişi 66. haftasına girdi   Bakırköy; …

Bir Cevap Yazın