Son Haberler

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden açıklama

Yüksekova’da geçen yıl dört sivili öldüren, ikisini yaralayan zırhlı polis aracının kule kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde “Silah kazara ateş aldı” iddiasının aksine aracın silahının üç emniyetinin de açık olduğu, “atışa hazır” pozisyonda hareket ederek sürekli sivilleri hedef aldığı ve seri şekilde ateş açtığı görülüyor.

Hakkari’nin Yüksekova ilçe merkezindeki Cengiz Topel Caddesi’nde 8 Ekim 2016’da yoldan geçen 4 sivili öldüren 2 kişiyi yaralayan kobra tipi zırhlı polis aracının kulesinden çekilen görüntüler ortaya çıktı.

Mezopotamya Ajansı’nın ulaştığı görüntülerde zırhlı araçtaki polisin, ilçenin en yoğun caddesinde, silahı yoldan geçen sivillere doğrultarak hareket etmesi dikkat çekiyor.

Deniz Tekin imzalı habere göre olaydan 1 yıl sonra dava dosyasına giren ve olay anını gösteren kamera görüntülerinde silahın üç emniyetinin de açıldığı, ‘atışa hazır’ pozisyonda hareket ederek cadde üzerindeki sivilleri hedef aldığı ve ardından seri şekilde ateş açtığı görülüyor.

Haberde olay anı şöyle tarif ediliyor:

Aracın kulesi, baş döndürücü bir hızla 360 derecelik açıyla bir kez dönüyor. Eski cezaevi kavşağına gelen zırhlı araç, yolun sağ tarafındaki kamyonete yaklaştığı sırada bir anda ateş etmeye başlıyor. Birkaç saniye sonra araç kulesini, sağ tarafındaki işyerine ve kaldırımdan geçen 10’a yakın sivile çevirerek birkaç saniye boyunca seri şekilde ateş ediyor. Kurşun yağmuruna alınan yurttaşlar panikle yolun kenarındaki iş yerlerine ve sağa sola kaçışıyor. Bu sırada atılan mermilerin bir yurttaşın kafasına isabet ettiği görülüyor. Yine iş yerlerinin camlarından içeriye de mermi girişleri oluyor. Ateşin kesilmesi ardından bir süre hareket eden araç duruyor. Kamera ekranındaki “atışa hazır” ibaresinin bu sırada ekrandan çıktığı görülüyor. Olay yerinin etrafındaki binaların üst taraflarına çevrilen kule, bir süre sonra havaya doğru sabit kalıyor.

Üç kameranın görüntüsü yok

Olaya ilişkin iddianamede zırhlı araçta kayıt yapan dört farklı kamera olmasına rağmen sadece kulesindeki kameranın görüntüleri yer aldı.

Zırhlı aracın önünü, arkasını ve içini gösteren kameraların görüntüleri ise mahkemeye gönderilen kayıtlar arasında yok.

Bu kameraların görüntü kayıtlarının neden mahkemeye gönderilmediği konusunda bir açıklama yapılmazken, özellikle zırhlı aracın içini çeken kameranın kayıtları, araçtaki silahın nasıl ateşlendiği, olayın kasıtlı mı yoksa taksirle mi meydana geldiğinin açıklanması noktasında davanın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden açıklama

Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından ise Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yazılı bir açıklama geldi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Terörle mücadele kapsamında kullanılan zırhlı taktik araçlarının devriye görevini ifa ederken olası tehditlere karşı tüm silahlarının kullanıma hazır durumda bulundurulması görev gereğidir. Dolayısıyla bahsi geçen üzücü olayla ilgili özel bir uygulama değil, tüm görevler için geçerli genel bir uygulama söz konusudur.

Bakanlığımız tarafından görevlendirilen müfettişlerce yapılmakta olan idari tahkikat süreci devam etmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak adli soruşturma da ilgili makamlarca sürdürülmektedir.

Ne olmuştu?

8 Ekim 2016’da Yüksekova’da devriye görevi yapan Hakkari Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne ait zırhlı polis aracının kule kısmındaki silahtan ateş edilmesi sonucu, Serhat Buldan, Rahmi Safhalı, Necdet İşözü ve Aydın Tümen isimli siviller yaşamını yitirmiş, Şemsettin Kaya ve Mehmet Ali Kaya ise yaralanmıştı.

Olay ile ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan zırhlı aracın silahçısı özel harekatçı İlyas Mekikli, 8 Ekim 2016’da tutuklanmıştı.

Yapılan resmi açıklamalarda, olayın bir “kaza” sonucunda meydana geldiği ileri sürülmüştü.

Ancak iddianameye giren bilirkişi raporunda aracın herhangi bir arızasının olmadığı belirtilmişti.

“Güvenlik” gerekçesiyle Yüksekova’dan Diyarbakır’a nakledilen davada sanık polis Mekikli, silah ateş almadan önce aracın sert şekilde fren yaptığını ileri sürmüştü.

Mekikli ifadesinde özetle, “Ben tetiğe kesinlikle basmadım. Benim kusurum yoktur. Kobra tipi araçların kule kısmı sürekli arıza vermekteydi. İki aylık bir araçtı, ama sürekli arıza vermekteydi” demişti.

Bilirkişi raporu ve aracın görüntüleri sanığın bu iddiasını çürütse de davaya bakan mahkeme, 2 Ekim’de görülen 2’nci duruşmada sanığın etki edebileceği delillerin toplanmış olmasını gerekçe göstererek, sanık Mekikli’nin tahliyesine karar vermişti.

Müşteki avukatları ise aracın silahının kendiliğinden ateş almadığını, sanığın sivilleri bilinçli ve kasıtlı olarak taradığını, bu nedenle “olası kastla” yargılanması gerektiğini belirterek, sanığın tahliye edilmesine tepki göstermişti.Gazetekarınca

Okumadan Geçme

Hasan Özgüneş’in Kaleminden TARİH VE TARİHE BAKIŞ (6)

          TARİH VE TARİHE BAKIŞ (6) Orta Çağ Denen Dönemde Tarihe …

Bir Cevap Yazın