Son Haberler

ACI VE YENİLGİ DOLU YÜZ YILLIK MÜCADELE (4)

ACI VE YENİLGİ DOLU YÜZ YILLIK MÜCADELE (4)

A.Kerim Kasımın iktidardan düşürülmesi ve yerine daha milliyetçi ulusalcıların ve Baasçıların gelmesi Kürtlerin işini daha da zorlaştırıyordu. Ayrıca Abdulsselam Arif taraftarları ile Baasçılar arasında ciddi bir iktidar çekişmesi vardı. Arif hükümeti Kürtlerle temasa geçerek bu sorunun barışçıl şekilde çözülmesinde istekli olduklarını dile getirdiler. Çünkü hükümet kendi içerisinde çelişkili ve zayıf bir konumda idi. Baasçıların her an bir darbe yapma eğiliminde oldukları biliniyordu.

Irak hükümeti Mısır lideri Cemal Abulnasır ile temas kurarak Talabani’nin de bu heyette yer almasını istediler. Amaçları şu idi Nasır Kürt meselesinde hükümetten yana tavır alacağı hesabıyla Kürtleri bir nevi hayal kırıklığına uğratmaktı. Oysa Nasır tersine bu görüşmede Kürtlerin özerklik talebinin haklı bir talep olduğunun altını çizdi. Mısır, Suriye, Irak devletinin birleştirilmesi çalışmaları bir ay sürdü. Nasır Barzani ile görüşmek istedi. Irak hükümeti ve Baasçılar bunu engellemeye çalıştılar.

4 Mart 1963 te Irak hükümeti Kürt heyeti ile Kani Maran’da bir görüşme yapar ve hükümetin önüne kapsamlı bir özerklik taslağı konulur. Baasın sağ kanat liderlerinden ve Dışişleri Bakanı talip Hüseyin Şebip; “Kürtlere özerklik tanımak söz konusu değildir.” Diye açıklama yapıyor.  “Barzani uzlaşmaya gelmezse ezmek için çok zamana ihtiyaç yoktur diyor.”

Bu açıklamadan sonra Talabani Bağdat ile görüşmeler yapar. Uzlaşma sağlanmaz ve Talabani sert bir memorandumu (diplomatik duyuru, açıklama) kamuoyuna açıklar. Hükümet iyi niyetini ortaya koymazsa coğrafyamızın yolunu tutarız diye uyarıyor.

!0 Haziran 1963’te Bağdat Radyosu Kürtlere karşı savaş ilanını duyuruyordu. Daha 9 Haziranda, Kerkük, Süleymaniye ve Hewler tanklarla kuşatılıyor, tutuklamalar ve yağmalamalara başlanıyordu.  Süleymaniye’de 267 kişi öldürülüyordu.  Savaş her tarafa yayılarak en öldürücü ve ağır silahlar devreye sokuldu. Sadece Kerkük’ten 40 bin Kürt kovuldu. Amaç stratejik yerlerden Kürtleri kovup Araplaştırmaktı. Suriye ordu birlikleri de Kürtlere karşı Zaho ve Duhok’ta savaşa katıldılar.

Bu arada ABD ve İngilizler Irak İran ve Türkiye ile ilişkiye geçerek Kürtlere ortak tavır almalarını telkin ediyordu. Nasır tarafsız kalmıştı. Sovyetler Kürtlerden yana tavır koymasına rağmen, Arap aleminin tepkisinden geri adım atmaya başladı.

18 Kasım 1963 ‘te Mareşal Arif Baasçılara karşı bir temizlik operasyonu yapıyor ve geçici de olsa onları etkisiz kılmayı başarıyor. 28 Kasım’da da Barzaniye görüşme talebinde bulunuyor. Görüşmeler sonucu 1 Şubat 1964’te bir ateşkes daha yürülüğe giriyor. Tabi Arif kürlerin taleplerine cevap vereceğini ve anayasal güvenceye kavuşturulacağını muğlak şekilde dile getiriyor. İki yıllık savaş yıkıcı olmuştu. 3 bin köyün yıkımı söz konusuydu, yoksulluk ayuka çıkmıştı. Barzani bu ateşkesi bir nevi bir zorunluluk olarak görüyordu. Kimi KDP yöneticileri Irak Hükümetinin zorda olduğunu düşünüyor ve bu ateşkesin bir güvenceye dayanmadan yapıldığından kuşkulandıklarını beyan ediyorlardı. Dolaysıyla Barzani ile araları açılıyordu. KDP yöneticileri 4-9 Nisan 1964’te Mawet’te geniş bir konferans düzenliyor ve bir sonuç bildirisiyle Barzaniye antlaşmayla bir teslimiyete gitme ve Kürt devrimini tasfiye etme suçlaması yapılıyordu. Barzani de bu konferansı ve sonuçlarını gayri meşru ilan ediyordu. Barzani bir ayda yeni bir kongre öneriyordu. İbrahim Ahmet, Talabani ve Ali Abdullah Barzani ile görüşüyor ancak sonuç alamıyorlar. Bu sorunlardan sonra Barzani Irak Başbakanı Tahir Yahya ile görüşüyor ve taleplerde anlaşamıyorlar. Barzani Temmuzda Ranya’da 600 kişilik delege ile kongre yapıyor ve 14 Merkez komite üyesini kongreye katılmadıkları ve partide bölücülük yaptıkları gerekçesiyle görevden uzaklaştırıyor. İbrahim Ahmet Peşmerge’ye radyo aracılığıyla Barzani’ye karşı çıkmaları çağrısı yapıyor.  Böylece kopuş başlıyor. İbrahim Ahmet, Celal Talabani, Osman Mustafa, Ali asker, Hilmi Şerif İran’a sığınıyorlar. Bu durum KDP’nin bir kriz yaşamasına neden oldu.

1965’te Irak İçişleri Bakanı Kürtlere hiçbir zaman özerklik verilmeyeceğini ilan ediyor ve peşmerge’nin tasfiye edilmesini istiyor.  Ardından da savaş harerkatı başlatılıyor.

Bu ara Barzani İran hükümetinden ve oradaki Kürt halkından yardım almayı başarıyor ve İran ile Irak hükümetlerinin ilişkileri geriliyor. 1965 te Talabani ve arkadaşları İran’dan dönerek bir köyde denetimde kalıyorlar ve 1966’da da kaçarak Irak hükümetine sığınıyorlar. Bu durum Güney Kürtlerinin mücadele tarihine trajik bir olay olarak geçiyor.

13 Nisan 1966’da bir uçak kazasıyla Mareşal Arif ölüyor. Başa Abdurrahman Arif geçiyor. Hükümet Hendırin savaşında yenildikten sonra görüşmelere başlıyor ve 29 Haziran 1966 da bir antlaşmaya vardıklarını ilan ediyorlar. Yine Kürtlere özerklik vaadi yapılıyor ve 12 maddede anlaştıklarını kamuoyuna deklere ediyorlar. 1967 Arap-İsrail savaşında Abdurrahman Arif Barzani’den İsrail ile savaşmak üzere Peşmerge gücü talebinde bulunuyor. Barzani bunu red edince araları tekrar açılıyor. Barzani İsrail ile ilişkilerini geliştirmiş ve kısmi yardımlar da alıyordu.

17 Temmuz 1968 de Bassçılar bir darbe yaparak iktidarı ele geçiriyorlar ve Başa Ahmet Hasan el Bekiri getiriyorlar.  Kürtlerin Bassçılarla savaşı yeniden kızışıyor. İran ve Irak’ın Şattul Arap ve körfez çevresi üzerinde hak iddia etmeleri nedeniyle ilişkileri bozulmaya başlıyor. İran Kürtlere ağır silahlar vermeye başlıyor. Hatta 1969 da ki bir çatışmada bizzat İran askerleri sınırı geçerek peşmergenin yanında Irak ordusuyla çatışmaya giriyor. Irak Hükümeti ekonomik ve askeri bakımdan iyice zorlanmaya başlıyor. Bu durum Irak hükümetini yeni bir tavır almaya zorluyor. Bunun üzerine Kürtlerle 11 Mart 1970 antlaşmasına gitmek zorunda kalıyor. (NOT: devam edecek) 29.112017

Hasan Özgüneş

 

Okumadan Geçme

Hasan Özgüneş’in Kaleminden TARİH VE TARİHE BAKIŞ (6)

          TARİH VE TARİHE BAKIŞ (6) Orta Çağ Denen Dönemde Tarihe …

Bir Cevap Yazın