Son Haberler

Kürtler birleşince Erdoğan’ın korktuğu başına gelebilir

Aslında Kürtler birleşince sadece Erdoğan’ın değil, İran İslam Cumhuriyeti’nin, Irak-Bağdat yönetiminin, şimdilik sesi biraz cırtlak çıksa da Suriye-Şam yönetiminin, bilumun bölge sömürgeci sömürgenlerinin tümünün: Korktuğu başına gelebilir. Sanırım Güney’de yapılmış olan bağımsızlık referandumu buna vesile olacaktır. Referandum yüksek katılım ve yüksek bir evet oy oranı ile Güney’i birleştirdi. Süleymaniye’de, Kerkük’te seçimin olamayabileceği, olsa bile katılımın çok düşük olacağı haberleri yayılıyordu. Hatta Kerkük’te seçim günü büyük çatışmaların çıkabileceği ak saçlı, ak sakallı Kürt muhabirlerce haber yapılıyordu. Bu türden haberlerin tümü yalan çıktı.

Bütün dünyanın gözlemci göndermiş olduğu referandum başarı ile sonuçlandı. Referandum bitti. Bitmekle de kalmadı; Abdulkadir Selvi’nin belirttiğine göre Erdoğan’ın “karizmasını” da çizdi. Artık yapılır mı, yapılmaz mı, Barzani çark eder mi, etmez mi tartışmaları bitti. Referandum yaptı yapacağını, Erdoğan’ın karizmasını çizerken Erdoğan’ın korkulu rüyası olan Güneyli Kürtleri tabanda birleştirdi. Eşyanın tabiatı gereği sıra bütün Kürtlerin birleşmesine geldi.

Erdoğan bir uçak dolusu Irak askerini Güney Kürdistan sınırına getirdi. Yandaş medyaya poz verdirerek, Habur Sınır Kapısı’nı kapatıp, “elimin altında” dediği petrol vanasını kapatarak, en büyük pazar alanlarından birisi olan G. Kürdistan pazarını bitirdi. Cehaletin cüreti ile bir de askeri hamle yaparsa bütün Kürtlerin birleşmesine katkı yapacağına kuşku yoktur. Erdoğan’ın bütün bu yaptıkları ve yapacakları sadece Barzani’ye zarar vermez. Erdoğan’a da zarar verir. En büyük zarar Erdoğan’la Barzani’nin arasının açılması ile her iki tarafa da olacak, bu ara açılması Kürt Halkının çıkarına olacaktır.

Kürtleri dört parçaya emperyalizm ve işbirlikçileri böldüler, fakat Barzani (Oğul Barzani) Kürt düşmanlarının en koyusu T. Cumhuriyeti ile dost olarak Kürtlerin bölünmüşlüğüne ağır darbeler vurdu. Bölgenin en koyu Kürt düşmanı ve Kürtlere en büyük katliamı yapan Erdoğan’la kardeş oldu. Kendisini aşiret reisi diyerek aşağılayan Türk Ordusu ile birlikte Özgürlük Hareketine karşı birlikte savaştı. Özgürlük Hareketini yok etmek için Türk Ordusu ile birlikte Özgürlük Hareketine karşı binlerce Kürt gerilla ve Peşmerge’nin hayatına mal olan savaşı günlerce yürüttü.

“Brakuji” gibi korkunç bir marifetin sahibi oldu. Erdoğan’la birlikte Rojava Devrimi’ni ezmek, yok etmek için son derece adi ve aşağılık kumpaslar kurdu. Bu bağlamda, Türk ordu mensuplarının Başika kampında eğittiği “Rojavalı Peşmergeler” taburunu kurdu. Bu ajanlaştırılmış askeri güçlerini provokasyon yapmaları amacı ile Rojava’ya gönderdi, fakat Rojava onları tekrardan Barzani’ye iade etti. Barzani Kürt ulusunun su katılmamış düşmanı Erdoğan’ın yeryüzündeki sadık dostlarından birisi olmuşken, Erdoğan da Kürdistan’ı sömürgeleştiren dört ülkeden birisi olan Türkiye’nin lideri olarak Barzani’nin sadık dostu olmuştu. G. Kürdistan’ın bağımsızlık referandumu bu iki ilginç dostluğu bozdu, düşmanca tutuma dönüştürdü.

Tabi ki sadece Erdoğan Türkiye’sini değil; İran, Irak, Suriye gibi bölgenin Kürt sömürgenlerini yeniden birleştirerek G. Kürdistan’a yöneltti. Erdoğan, Barzani ile göndere Kürdistan bayrağını çekerek, kırmızı halılar döşeyerek, Diyarbakır’da düetli şölenler yaparak kurmuş olduğu sahte dostluğu, düşmanlığın da en komik görüntüleri ile bitirdi. Barzani ile dostken “sen benim karatımda değilsin, sen kimsin ya” dediği Irak Başbakanı İbadi’yle anlaşarak Türk Ordusu ile Irak Ordusuna kameralar önünde canlı manevra yaptırarak sahte trajediyi komediye dönüştürdü.

Kürt Ulusunun korkunç tarihsel düşmanları böylesine komedi-trajediler oluştururken, eşyanın doğası gereği, Kürt Ulusu hiç olmadık bir zamanda, bugüne kadar hiç olmadık bir şekilde birleşme, omuz omuza verme, Kürt düşmanlarına karşı yürek yüreğe, bilek bileğe bir durumda olacaktır. Düne kadar çeşitli nedenlerle referanduma karşı tavır takınan, Barzani’ye karşı siyasi tutum belirleyen Goran Hareketi ile YEKİTİ İslami örgüt referanduma bir gün kala tavır değiştirip, destek verdiler. Rojava Devrimi ve QSD yöneticilerinden bir yetkili eş başkan: G. Kürdistan’a yönelik bir harekete karşı çıkacaklarını, uygulanacak bir ambargo karşısında Güney Kürdistan’ın yanında olacaklarını açıkladı. PKK’nin belli eleştirileri olsa da bir saldırı durumunda benzeri tavrı takınacağını sanıyorum.

Teslim Töre’nin diğer tüm yazıları için tıklayınız

Gün, Kürtlerin birbiri ile tartışma günü değil, her alanda (askeri, örgütsel, ekonomik, politik vb.) tam bir birlik sağlama günüdür. Herkesin kendi eleştirilerini saklı tutarak, günün sorunlarına yanıt araması gerekiyor. Kürtler için günün tek sorunu birlik sorunudur. Kürtlerin düşmanları bölge sömürgenleri, bütün dökülmüş, dağılmış yapılarına rağmen Kürtlerin karşısında birleşmişken, Kürtlerin: Barzani’nin şusu var, busu var diyerek birleşen Kürt düşmanları karşısında dağınık durmaları, birliğe engel olmaları; tarihin de, Kürt Halkının da hiç mi hiç affetmeyeceği bir yanlış olur. Diyalektik tarihsel gelişim süreci Kürtlere bu fırsatı vermiş durumda, bu fırsatı Barzani’nin yanlışlarına feda ederek heder etmek, telafisi asla mümkün olmayan sonuçlar yaratır.

Kürt Ulusu: Düşmanı olan devletlerin belini kıracak, Kürt Ulusunu dünyanın onurlu ulusları arasına sokacak bir tarihi fırsatı yakalamış durumda. Birleşmek, birlik olmak, güç ve iş birliği yapmak, düşmanın hamlelerini boşa çıkartmak için son derece önemli bir moment yakalanmış durumda. Evet, Barzani çok kötü şeyler yaptı. Söz konusu referandumu ise, defalarca yazdığım gibi Kürt Halkının çıkarını düşünerek değil, kendi iktidarının çıkarı için bir manevra yapmak amacı ile gündeme getirdi. Yapılan karşı saldırılar nedeni ile geri adım atamadı. Referandumda ısrar etmek zorunda kaldı. Bu ısrar O’nu en başta Erdoğan olmak kaydı ile kendine dost gördüğü fakat gerçekte ise: Kürt Halkının düşmanları olan çevreden koparak yalnızlaştı. Kürt Ulusunun birleşmesinin önündeki en önemli engel Barzani’nin egemenliği idi. Barzani’nin söz konusu egemenliğinin en önemli ayağı başta Erdoğan Türkiyesi olmak üzere dış ilişkileri idi.

Barzani’nin referandumda ısrarı Erdoğan’ın “karizmasını çizmekle” kalmadı. Erdoğan’ın kimyasını da bozarak, daha büyük yanlışlar yapmaya itti. Benzetmek yerindeyse maymunlaştırdı. Dün “benim karatımda değilsin” dediği Irak Başbakanı İbadi ile can ciğer kuzu sarması olup, Irak askerleri ile, dünkü dostu Barzani’ye karşı kameralar önünde askeri tatbikat yaparak, çizilmiş karizmasını utanç verici bir komedi ile taçlandırdı. Evet, ben de tanığım, Barzani çok olumsuz şeyler yaptı. Ama bu son yaptığı tabi ki bütün yanlışlarını silmedi. Yapmış olduğu olumsuzluklar mutlaka tartışılacak, ama bu son yaptığı ile yaratmış olduğu fırsatı mutlaka her Kürd’ün özellikle de Özgürlük Hareketinin önemle ve dikkatle değerlendirilmesi gerekir. “Sarımsağı, soğanı hesap eden salatayı yiyemez” halk deyiminde olduğu gibi Barzani’nin yanlışlarına takılıp kalarak, oluşmuş olan bu tarihi fırsatın kaçırılmaması gerekir.

Kürtlerin zaman ve zemin konusunu yerinde ve zamanında doğru ve iyi değerlendirmeleri gereken bir süreçten geçiliyor. Barzani referandumla ikinci Kobane’nin, belki de daha fazla Kobane’lerin oluşabileceği bir ortam yarattı. Kürt Ulusunun kendi kaderini tayin hakkı bölgenin çürümüş, fosilleşmiş olan sömürgen devletlerinin dağılmalarına neden olacaktır. Suriye yönetimi QSD karşısında biçare kaldı. Aynı şey Rusya için de geçerli. Rus savaş uçakları IŞİD’e karşı savaşan QSD savaşçılarının mevzilerini vurarak QSD karşısında nasıl bir acz içinde olduğunu gösterdi. QSD’nin bir yanda IŞİD’le savaşırken, bir yandan da kurtarılmış alanları, demokratik ulus kuramı doğrultusunda imar etmesi Rusya’yı da, Suriye-Şam yönetimini de zor durumda bırakıyor, acze düşürüyor. O nedenle de şiddete başvuruyorlar. Bunlar, Kürt Halkının somut başarılarıdır. Bu başarının mutlaka Güney’e de taşınması gerekir. Özellikle Kerkük sorununun çözülebilmesi için Kuzey Suriye’de başarı ile uygulanmakta olan demokratik ulus projesinin Kerkük’e de taşınması gerekir.

Suriye’nin Kuzeyi’nde oluşturulup denenmiş, başarılı sonuçlar alınmış olan toplumsal yapının Güney Kürdistan’a taşınması kaçınılmaz olacak. Şu durumda bile Güney, sömürgenler tarafından ablukaya alındı, ambargo uygulanıyor. Bu sadece halka yaşam ve geçim sıkıntısı getirmez. Barzani’nin dukalığının yıkılmasını da getirir. Dukalığın yerini komünler, kooperatifler, toplumsal mülkiyetler almak zorunda kalır. Oluşmuş olan mevcut ortam Barzani ve ailesinin saltanatına doğal olarak son verir.

G. Kürdistan’ın federal bir yapıya dönüşmesinden sonra ne bir toprak ne de tarım reformu yapmadılar. Barzani ailesi ve diğer etkin aşiretler; toprakları, yeraltı ve yer üstü kaynaklarını kendi aralarında pay ettiler. Güney halkının, düşmanlarının kuşatması altında zorunlu olarak kendine bir yaşam ortamı yaratması gerekir. Bu kaçınılmazdır. Bu ortamı Barzani yarattı. Sonucuna da katlanmak zorunda. Toplumsal proje ise zaten hazır, Kuzey Suriye yıllardır uyguluyor. Söz konusu projenin G. Kürdistan’a taşınması gerekiyor. Kuzey Suriye söz konusu toplumsal projeyi G. Kürdistan’a taşımaya zaten hazır. Rojava’nın Barzani’ye küslüğü yok. Yardıma hazır olduklarını deklare ettiler.

Bütün veriler, bu referandum ve başta Erdoğan olmak üzere Güney’e takınılan tavırlar: Kürtleri birleştirecek ve Erdoğan’ın korktuğunu başına getirecektir. Bütün Kürdistan Rojavalılaşacaktır.

Teslim Töre kimdir?

1939’da Malatya- Akçadağ ilçesinin Gölpınar köyünde doğdu. 1963’de Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) üye oldu. 1965’de Akçadağ İlçe Başkanlığına seçildi. Aynı sürede, Malatya da çıkartılan yerel gazete (Haşhaş) de baş muhabirlik yaptı. Yazmış olduğu yazılardan dolayı yargılandı. 1971’ de devlet sistemine karşı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun kuruluşuna katkı sağladı ve içinde yer aldı. THKO’nun 1971 Mayıs’ında Adıyaman bölgesinin Nurhak dağlarında ağır darbe alıp, dağılmasından sonra, yasa dışı yollarla Suriye’ye geçerek, Şam’daki Filistin Kurtuluş Örgütü ile (FKÖ) ilişkiye geçti. 1 Mayıs 1980’ de THKO/MB yapmış olduğu Kongre ile, Türkiye Komünist Emek Partisi’ni (TKEP) kurarak kendini fes etti. Türkiye’de yapılan TKEP’ inin bu kuruluş kongresinde, Teslim Töre, TKEP’ nin Genel Sekreterliğine seçildi. Birleşik Sosyalist Parti’nin (BSP) kuruluşunda, kurucu üye olarak yer aldı. BSP’ nin Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile 1994’de ittifak yaparak oluşturmuş olduğu seçim platformunun milletvekili adayı olarak Gaziantep’ de seçime katıldı. Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) nin kurucu üyesi oldu. 2003 tarihinde İsviçre’ye gelerek iltica talebinde bulundu. Töre, hâlâ İsviçre’de yaşam sürdürmektedir.

Teslim Töre’nin diğer tüm yazıları için tıklayınız

Okumadan Geçme

Hasan Özgüneş’in Kaleminden NAVÊ YARÊ

NAVÊ YARÊ Ji min dipirse; Delala çav belek, Por zera gulî xelek, Gerden zer a …

Bir Cevap Yazın