Son Haberler

2019, ancak 2019’dan önce kazanılabilir – Ferda Koç

Erdoğan’ın dinbaz neoliberal faşizmine karşı halkın demokratik öz savunmasını bir gündelik hayat gerçeği olarak ortaya koymak, yaygınlaştırmak, örgütlemek ve egemen hale getirmek 2019’un “yol haritası”nın en önemli parkurudur.

Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nün diktatörlük karşıtı milyonları buluşturmasının ardından Erdoğan, gündemi yeniden eline almaya çalışıyor. Başarılı da. Türkiye’yi koşar adım Avrupa’dan izolasyona götüren çıkışlarıyla, Kılıçdaroğlu’na tutuklama tehdidiyle kendisini konuşturmaya başladı.

Politik gündemin inisiyatifini ele almak için tuttuğu bu yolun Erdoğan iktidarının toplumdaki desteğini korumaya hizmet edip etmediği bilinmiyor. Ama Erdoğan’ın asıl amacı da zaten bu değil. Erdoğan’ın birincil amacı başta zor aygıtı olmak üzere devletin tüm cihazı üzerinde tek ve sınırsız güç sahibi olmak. 

Bu yolda mesafe aldığı da bir gerçek. Örneğin, Türkiye’nin Interpol’le ilişkisinin dondurulmasını gündeme getiren İspanya rezaleti (Doğan Akhanlı’nın gözaltına aldırtılması), devletin en ciddi olması gereken birimlerinin Erdoğan’a bağlılık yarışının nereye kadar vardığını da gösterdi. Ama yine bu yoldaki bütün örnekler, Erdoğan’ın üzerinde tek ve sınırsız güç sahibi olduğu bir devletin uzun ömürlü olamayacağını da gösteriyor.

Tabii ki demokratik toplumsal muhalefet de ipini Erdoğan’ın eline vermezse!

Erdoğan bir yandan HDP meclis grubunu cezaevine sokar ve sopanın ucunu CHP liderine ve meclis grubuna doğrulturken, diğer yandan da 2019 seçimlerini siyasi gündemin odağına yerleştiren çıkışlar yapıyor. Adalet Yürüyüşü’nü küçümsüyor, gerçek iktidar mücadelesinin 2019’daki seçimlerde yaşanacağını ileri sürerek örgütünü bu “nihai kapışmaya” hazırlıyor.

Erdoğan’ın taktiği açık: Demokratik muhalefetin merkezinin sokağa kayma eğilimini, 2019 seçimleri gündemi ile OHAL terörünü havuç ve sopa olarak kullanarak yönetmek, kısırlaştırmak.

Mevcut durumun devam etmesi halinde 2019 seçimleri sürecinin 1 Kasım seçimlerinden çok daha manipülatif bir devlet şiddetine sahne olacağı da 16 Nisan seçimlerinden çok daha ağır yolsuzluklarla damgalanacağı da ortada. Sürecin bu şekilde gelişmesine seyirci kalınması halinde Erdoğan’ın sandıktan kendi iktidarını (“ama öyle ama böyle!”) çıkaracağından da şüphe edilemez. Yani “dananın kuyruğu” 2019 seçimlerinde kopmayacak, 2019’a kadar kopacak. Bu nedenle demokratik muhalefeti “2019’daki hesaplaşmaya hazırlamayı”, 2019’daki seçim sandıklarına hazırlanmaya indirgendiğimizde, ipimizi Erdoğan’ın eline vermiş oluruz. 

CHP kurmayları içerisinde bu oyuna gelmeye teşne olanlar hiç de az ve güçsüz değil.

Hürriyet Daily News’e verdiği röportaja bakılırsa, Kılıçdaroğlu’nun “bizi Cumhurbaşkanlığı seçimlerine götürecek” dediği Adalet Kurultayı’ndan çıkaracağı “yol haritası”nın bir “cumhurbaşkanı adayını belirleme kılavuzu” olduğu anlaşılıyor. Yerel yönetim ve parlamento seçimleri için halihazırdaki stratejisi de “kazanacak adayları bulmak” ve “git çalış” demekten ibaret.

Oysa 2019 seçimlerine giden bir yol haritasının üzerine odaklanması gereken gerçek sorunlar, seçim manipülasyonunun önüne nasıl geçileceği, OHAL’in seçimlerden önce nasıl kaldırılacağı, çeteleştirilen zor aygıtlarının hukukun içine nasıl çekileceği gibi sorunlardır. Yani faşizmin durdurulması sorunları. Bu alanlarda anlamlı ilerlemeler sağlamadan gidilecek bir seçimde kimlerin aday gösterileceğine, adayların hangi vaatlerde bulunacağına odaklanmak, her şeyden çok Erdoğan faşizmini meşrulaştırmaya hizmet edecektir.

Tekrar tekrar vurgulamak gerek: Demokratik güçler Türkiye toplumunun çoğunluğunu kazanmıştır. Ve bu çoğunluk Türkiye’nin geleceğe dönük yüzünü oluşturmaktadır. Dinbaz neoliberal faşizm Türkiye’nin bütün büyük şehirlerinde bilinçte, vicdanda, açığa vurulmuş tercihte yenilmiştir. Şimdi önümüze koymamız gereken görev “çalınmış iktidar yetkisi” ile bu nitelikli çoğunluk üzerinde, Türkiye’nin görünen yüzünü oluşturan bu büyük şehirlerde tahakküm kurulamayacağını göstermektir. Erdoğan’ın dinbaz neoliberal faşizmine karşı halkın demokratik öz savunmasını bir gündelik hayat gerçeği olarak ortaya koymak, yaygınlaştırmak, örgütlemek ve egemen hale getirmek 2019’un “yol haritası”nın en önemli parkurudur. Yüzde 60-70-80’e ulaşan oranlarla diktatörlüğü reddetmiş yerlerde Erdoğan faşizminin nefesini kesmek mümkün ve zorunludur. Bu pratik, “hayır cephesi”nin sol merkezli bir siyasi bütünleşmesinin, “Türk sosyal demokrasisi” ile “demokratik Kürt hareketi”nin yakınsamasının da yolunu açacaktır. Bu öz savunma zemininin, taktik hedefleri OHAL’in kaldırılması, seçim güvenliğini sağlayacak hukuki önlemlerin alınması olan ulusal çaptaki bir siyasi mücadeleyle birleştirilmesi ve de bu mücadelenin 2019’dan önce kazanılması gerekmektedir. 

2019 seçimleri bir “nihai kapışma” anı olarak değil, diktatörlüğün veya halkın yenilgisinin siyasi deklarasyon anı olarak ele alınmalıdır. Böyle baktığınızda da 2019’un kazanılması bir seçimin kazanılması olmaktan çıkar. Zaten bugünün Türkiye’sinde kim “sandıktan çıkarak” devletin dümenini tutabileceğini düşünecek kadar gerçekten kopuk olabilir?

2019, ancak 2019’dan önce kazanılabilir, Ferda Koç

Yazının orijinal hali için tıklayınız

Okumadan Geçme

ABD Kürtlerden vazgeçti mi? – Fehim Taştekin

ABD, Irak’ı tamamen İran ve Rusya’ya kaptırma pahasına Kürdistan’a sonuna kadar kalkan olmayacağını ortaya koydu. …

Bir Cevap Yazın