Son Haberler

KESK yasağa rağmen Ankara’da: OHAL’e hayır demokrasi hemen

İzmir ve İstanbul başta olmak üzere birçok kentten yola çıkan KESK’li emekçiler, bütün engel ve yasaklara rağmen Ankara’ya ulaştı. Binlerce emekçi kamudaki tasfiyeyi Sakarya Caddesi’nde protesto ederken, birçok kentte de yasak ve baskılara tepki gösterildi.

Kamudaki muhalif emekçilere yönelik tasfiye ve görevden almaları protesto etmek amacıyla günlerdir Ankara’ya 3 koldan yürüyen ve Mithatpaşa Köprüsü kavşağında toplanan emekçiler, Sakarya Caddesine geçerek burada basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK’e bağlı sendikalar ile birçok siyasi parti, gençlik örgütü ve milletvekillerinin destek verdiği basın açıklaması “işimize geleceğimize sahip çıkıyoruz” sloganıyla gerçekleştirilirken, emekçiler sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, OHAL’e hayır demokrasi hemen” ve “Zafer direnen emekçilerin olacak” sloganlarını attı.

Birçok muhalif kesiminden destek alan ve miting havasında geçen basın açıklamasına, Barış İçim Akademisyenler ve HDP ile CHP’li vekiller de destek verdi. Açıklama öncesi barış imzacısı olduğu için görevinden uzaklaştırılan Adnan Menderes Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Şükrü Boylu, insani bir görev olarak barış bildirisine imza attıklarını, yükselen savaşın bugün tüm ülkeyi kavurduğu belirtti. Toplumun sorunlarında bağımsız hareket edemeyeceklerini belirten Boylu, işten atılmaları döneminde kendilerine destek veren KESK’e teşekkürlerini sundu. KESK eyleminin demokrasi için önemli olduğuna vurgu yapan Boylu, her tür hak mücadelesinin yanında olacaklarını söyledi.

Ardından KESK Eş Başkanı Şaziye Köse konuştu. Köse, Türkiye’deki tüm mitinglerin “saldırı olabilir, çok sayıda ihbar var” gerekçesiyle yasaklandığını ve yaptırılmadığını belirterek devletin güvenlik politikasının mitingleri yasaklamak olmadığını, gelen ihbarlar çerçevesindeki tehdidin önlenmesi gerektiğini hatırlattı.

Köse, iş güvenceleri ve kazanılmış bütün haklarının kanun tanımaz bir keyfiyetçilikle ortadan kaldırıldığını belirterek, KESK olarak her koşulda keyfiyetçilik ve sınır tanımaz hukuksuzluğa karşı mücadele edeceklerini söyledi. Köse kamudaki diğer konfederasyonları da ortak mücadeleye çağırarak şunları kaydetti: “İnsanların çalışma, iş haklarını, diploma haklarını sahip oldukları güvenceleri bir çırpıda yok sayamazsınınız. Bu keyfiliği kimse size bahşedemez. Bu haklar sizin insafınıza ve takdirinize bağlı değildir, bunlar haktır. Kazanılmış haklarımızla keyfi bir şekilde oynamayın, buna izin vermeyeceğiz.”

ank-15-10-16-ankara-kesk-eylem1

Darbenin panzehiri radikal demokrasi

“Darbelerin panzeri köklü ve demokratik bir radikalleşmedir. Hükümet saray ve AKP hakiki çağrıya uymak yerine tam tersi doğrultu ile darbeye darbe ile karşılık vermiştir” diyen Köse, OHAL ve KHK’lar ile kamunun ve kamu emekçilerini ihraç ve açığa alınmalarının kıyım düzeyine ulaştığını söyledi. Köse, OHAL’in bir yıla çıkarılacağına ilişkin değerlendirmeleri de “Bu aslında karşı darbe ile totaliter ve kurumsallaşmış bir rejim haline gelmektir” şeklinde eleştirdi.

Köse’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

“Yüz binin üstünde insanın işinden edilmesi ve bunun nerdeyse günlük listelerle yapılması, kokteyl suçlamalar, yeni torba davalar icat edilmesi sendikal eylem ve faaliyetlerimizin suç sayılması, idari kararlarla cezalandırılması. Tüm bu olanlar aslında darbe girişimin aydınlatılması anlamına gelmemektedir, tam tersine darbe girişiminin karartılmasıdır. Kamu emekçilerinin bu karartılmanın mazereti haline getirilmesidir diyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Siz darbeyi mi aydınlatmak istiyorsunuz? Madem aydınlatamıyorsunuz o zaman biz size 15 Temmuz ile ilgili gerçekleri ve soruları sormaya devam edeceğiz.

Geri adım atın, ensemizden size boza pişirtmeyiz

Darbe başarılı olsaydı başbakan, cumhurbaşkanı kim olacaktı? Bakanlar kurulu kimlerden oluşacaktı? Belli başlı büyükşehir belediye başkanlıklarına kimler atanacaktı? Derhal açıklayın. Çünkü bu bilgiler sizde var. Darbe girişimi saray ve hükümet ile ordu kademesinden bazı kesimlerce önceden görülüp manipüle edilmiş midir?

Gerçekleri açığa çıkaracağınıza kamu emekçilerinin ensesinden boza pişiremezsiniz. Geri adım atın, ensemizden size boza pişirtmeyiz.

OHAL rejimi kuvvetler ayrılığının köküne kibrit suyu dökmekte. Buradan parlamentoyu ve sendikal konfederasyonu uyarıyoruz, durum son derece ciddidir, ciddi bir refleks gerekmektedir. Ülkemiz tarihinde görülmemiş bir hukuksuzluğa, keyifliliğe ve normsuzluğa kurban edilemez. Totaliter ve faşizan yönelişlerin tarihte de örneği görüldüğü gibi ilk kurbanı emek hareketi olmuştur. Şimdi de bu durumu yaşamaktayız. Demokrasi varsa emek hareketi vardır yahut emek hareketi, demokrasinin sınırlarını genişlettiği ölçüde kendi alanını genişletebilir.

Bu yüzden biz KESK olarak bu gidişe sesli ve eylemli olarak dur diyoruz. Derhal uluslar arası şartlara ve İLO şartlarına geri dönün ve imza attığınız bu sözleşmelere uyun. Hukuksuzluklarınızdan vazgeçin, sendikal eylemlerinden dolayı açığa açınan arkadaşlarımızı idari soruşturma ve kovuşturmalarla açıkta tutamaz ve cezalandıramazsınız. Derhal görevlerine iadelerini gerçekleştirin. Sendikal eylemler haktır, sendikal mücadelenin ayrılmaz parçasıdır. Ne yaparsanız yapın bizi mücadeleden geri adım attıramazsınız.”

HDP ve CHP’li vekillerin de kısa açıklamalarla destek verdiği basın açıklaması, 10 dakikalık oturma eylemi ile şarkı ve türkülerin eşliğinde son buldu.

DİHA

Okumadan Geçme

DEĞERLİ HALKIMIZA

  DEĞERLİ HALKIMIZA Kimi yasal nedenlerden dolayı ve Botan halkımızın, parti ve kurumlarımızın talepleri doğrultusunda …

Bir Cevap Yazın